.:: YAKACIK KÖYÜ WEB SİTESİ ::.
     
 
 
 
.:: YAKACIK KÖYÜ WEB SİTESİ ::.
ÇOÇUK OYUNLARI:

 

Saklambaç: Oyuncular içinden bir ebe seçilir ve diğerleri saklanır. Ebe onları bulmaya çalışır.

Oyuncular ebeye yakalanmadan kaleyi söbelerse ebelikten kurtulur. Ebenin yakaladığı oyuncu ebe olur.

 

Mendil kapmaca: Oyuncular iki guruba ayrılırlar. Ortada bir kişi mendil tutar. Bir gurup diğer guruba:

Menevşe mendil düşe,

Bizden size kim düşe,

Diye seslenir. Diğer gurup oyuncularından birini ister. Karşılıklı iki oyuncu mendili kapmak için koşar. Mendili alıp kaçan diğeri tarafından ellenmezse yarışı kazanır. Eğer mendili yetiştiremezse çizgiye diğer tarafa esir olur.

 

İp Atlama: İki kişi ipi sallar gurubun birinden, diğer guruptan önce bir kişi atlar sonra iki, sonra üç… ipe değip düşen olursa ipi tutma sırası diğer guruba geçer.

 

İnci (sek sek): Merdiven şeklinde yere bir sivri çubukla çizilir. İnci denen yuvarlak taş önce birinci kareye atılır. Çizginin üstüne ya da dışarıya, diğer kareye geçerse yanar sıra diğer oyuncuya gelir. İlk kareye düşen inci tek ayak üzerinde sekerek bir ayak ucu darbesiyle diğer ikinci kareye yerleştirilmelidir. Eğer yanlış düşerse yanar. Birinci kareyi geçerse sıra ikilere gelir ve tekrar inciyi ikinci kareye atar. İnci isabetle düşerse tek harekette zıplayıp tek ayağının üstüne ikinci kareye kendisi zıplar. Bu olay altıncı kareye kadar devam eder. Başarırsa bir cãbe atmış olur diğer oyucuya.

 

Dalya Oyunu: İki gurup arasında oynanır. Bir çizgi çekilir çizgiden altı adım uzağa küçük kiremit parçaları üst üste dizilir. Diğer oyuncular sırayla dalyayı devirmek için çaputtan yapılan topu atar. Dalya devrilirse ebe topu alır ve diğer gurubun oyuncularını vurmaya çalışır. Diğer gurup dalyayı tekrar üst üste dizmeye çalışır. Dizme işi bitince ebe vurma işini bırakır. Vurulanlar oyundan çıkar ve kalanlar vurulana kadar oyun devam eder. Eğer dalyayı hiç vuramazlarsa diğer gurup ebe olur.

 

Birdur Bir Oyunu: Bu oyunu ilkokulu bitiren çocuklar oynarlar. Oyuna başlanmadan önce bir ebe seçilir.

 

Ebe seçme işi ayak saymayla yapılır. İki kişi karşı karşıya geçer ayaklarıyla ölçerek gelirler.

Naldırmaç kıldırkıç

Kıküç kırkdört

Kırkdokuz elli

Bahası belli

Süllü Sülemen

Ana Davut gel oğlunu avut

Ben avutmam sen avut

 

Diyerek ebeyi seçerler. Ebe rükuya varış şeklinde durur. Oyuncular sayıyla üstünden aşarlar. Bir dur bir, ikidur iki, üçtür üç, dörtte kıç vurmaca, beşte mendil sürmece, (mendil düşüren ebe olur), altıda mendil almaca, yedide ebeye değen ebe, sekizim seksek (tek ayaküstünde koşulur), dokuzum durak (duran oyunculara değen ebe olur), onum oturak (baş oyuncu ebeye sırtını verir oturur. Değen ebe olur), on bir, oniki, onüç, ondört göt vurmaca, onbeş ebeden atlayan kaçar. Ebenin elinde çaputtan yapılma top vardır, topu ebe kime vurursa bu sefer ebe o olur ve oyun böylece devam eder.

 

Hota Oyunu: Genelde çobanlık yapan çocukların bir araya geldiğinde oynanan oyundur. Bir taş ya da teneke kutuyu hota yaparlar. Ellerindeki sopayı çizgiden atarak hotayı uzaklaştırmaya ve çizgiye vardırmaya çalışırlar. Vuramayınca sıra diğerine geçer vurduğu müddetçe oyun devam eder, kim önce çıkarsa diğerinin sırtına biner.

 

Ayağım Nallı: İki gurup oyuncu vardır ve takım halindedirler. İki gurubun kaleleri vardır. Kalenin bir köşesi yakaladıkları esirlere aittir. Oyun başlayınca her guruptan karşı tarafa birer esir verilir. Esirleri kurtarmak için karşı kaleye geçip esirin elinden tutması yeterlidir. Ancak esiri kurtarmaya giden rakip oyuncun biri tarafından kovalanır yakalanırsa oda esir düşer. Bu iş sırasıyla yapılır gurubun biri tamamen esir düşene kadar oyun devam eder.

 

Çüş Bindi: Dörder kişilik iki gurupla oynanır. Kura sonucu gurubun biri ebe olur ve ikisi kalçalarını birbirine yaslar diğer iki kişi kafalarını bunların arasına sokar. Diğer gurup sırayla atlar ve üzerinde durmaya çalışır. Dördüde üzerinde durabilirse düşmeden oyun devam eder. Şayet düşerlerse onlar ebe olur.

 

Güvercin Taklası: Yine dörderli iki gurup çüş bindi oyunundaki gibi eğilirler ve diğer gurup sırasıyla üzerlerinden takla atarak aşar. Eğer düzgün bir takla olmazsa ya da faullü olursa o gurup ebe olur ve oyun böyle devam eder.

 

Körebe Oyunu: Çok küçük çocuklar oynar. İçlerinden birinin gözleri bağlanır ve ebe olur. Diğerlerinin yakalamaya çalışır. Diğerleri ; “kör kör göremez, kör eşeğe binemez” diyerek kızdırır. Yakalanan ebe olur.

 

Çelik Çomak: Yine iki gurup vardır ve ellerinde özel yapılmış değnek, birde çelik vardır. Hafifçe açılan çukura çelik yerleştirilir. Guruptan biri diğer gurubun üzerine çeliği elindeki sopa ile atar. Diğer gurup hazır olduğunu bildirmek için eşime de bana da “çaltı” der. Ebe çeliği belirlenen alan içerisine atar. İntikal vaziyette değneklerle bekleyen gurup havadaki çeliği vurarak kaleyi geçirmeye çalışırlar. Kaledeki ebe elindeki değnekle çeliği havada karşılayabilirse kaleyi geçmesini istemez, çünkü kendisi yanar ve sıra diğer eşine gelir. Eğer ebenin attığı çeliği karşı taraf karşılayamazsa ve karşılayıp kaleyi geçiremezse, çeliğin düştüğü yerden kaleye kadar adımlanır ve her on adım bir “öküz” olur. Ayrıca çelik kaleyi getirilir ve çukura konularak üç kere vurarak uzaklaştırma hakkı vardır. Dikili çeliğe vurarak “bir eş” der. Uzaklaştırdığı yere varır bir daha vurarak “iki eş” der. Dördüncüde “sıçeş” denilir ve çeliğin düştüğü yerden kaleye kadar yine adımlanır ya da değnekle ölçülerek öküz alınır. Oyun boyunca en çok öküz alan oyunu kazanmış olur.

 

Kömme Çelik: En az üç kişiyle oynanır. Çelikle değnek üzerinde saydırma yapılır ve en az saydıran ebe olur. Ebe ortada durur. Diğer oyuncular çember şeklinde geniş bir daire çizerek geniş bir alana yerleşirler. Herkes kendi dairesinin içinde durur. Ebe elindeki çeliği istediği birinin dairesine atar. Oyuncu kendi dairesine gelin çeliği elindeki değnekle karşılayarak tek vuruşta uzaklaştırmaya çalışır. Eğer vuramazsa çelik dairenin içine girerse kendisi ebe olur. Şayet uzaklaştırırsa ebe giden çeliği getirmeye koşar ve o gelene kadar onun dairesini diğer oyuncular eşer. Oyunun sonunda kimin dairesi diz boyunu geçmişse o kişiyi kendi dairesi içine dizine kadar gömüp giderler.

 

Tıp Oyunu: Kalabalık odalarda, sınıflarda veya mahalle arasında gezerken içlerinden birisi “tıp” der. Herkes olduğu yerde çivilenmiş gibi durur. Kim önce konuşur ve hareket ederse diğerleri üzerine yüklenerek ceza verir.

 

Aşık Oyunu: Orta Asya'dan günümüze kadar gelen (Dede Korkut hikayelerinde Boğaçhan arkadaşları ile aşık oynar) bu oyun koyunların inciğinden çıkan kemikle oynanır. Bu boyalı olan aşığa “baş aşık” denir.

 

Sinsin Oyunu: Geleneksel seyirlik bir oyundur. Orta Asya'dan Ergenekon'dan günümüze kadar gelmiştir. Özel günlerde meydana yakılan ateşin üzerinden atlanır.

 
.:: YAKACIK KÖYÜ WEB SİTESİ ::.
Sitede emeği geçenler :
Ergün COŞKUNSOY - Buğra COŞKUNSOY
Bu sitenin yapımında kullandığımız bilgi ve belgelerin hazırlanmasında emeğini esirgemeden araştırmış olduğu kaynakları bize vererek yardımcı olan Habib COŞKUNSOY'a teşekkürlerimizi sunarız.