.:: YAKACIK KÖYÜ WEB SİTESİ ::.
     
 
 
.:: YAKACIK KÖYÜ WEB SİTESİ ::.
DÜĞÜN ODALARINDA ÇIKARILAN OYUNLAR:

 

ET SATMA OYUNU: ortaya et sattığını söyleyen biri çıkar ve yanında üç kşsi bir tanede yazıcısı vardır. Yapmacıktan odada bulunanlara etleri tartar ve satar kim kaç kilo almışsa yazıcı yazar. Bilahare bir müddet sonra satıcı yazıcı ve üç adamıyla gelir. Arap, Çerkez ve Hıdır… Etin ücretini ister ama kimse vermez. Alamayacağını anlayınca yazıcıya kaç kilo olduğunu sorar ve Arap diye bağırır.

 

Arap koşarak gelir ve borçluya aldığı kilo nispetinde elindeki sopayla (Palaska) “Vermeyenin hali harap” diye bağırarak vurur.

-Çerkez!..

-Ne bok yerde vermez!..

-Hıdır!..

-Vermeyenin hali budur.

-Her gelen borcu nispetinde sopa yemiş olur.

 

ÇOMAK SAKLAMA: Halaka şeklinde beş altı kişi dizlerini bükerek oturur. Ebe onların ayaklarının üstüne oturur gözleri bağlıdır durmadan diz altından gezdirilen çomağı bulmaya çalışır. Arada bir çomak çıkarılır ve ebenin sırtına vurulur. Bu oyun bulana kadar devam eder kimin dizinin altında yakalarsa o ebe olur. Böylece ebe sopa yemiş olur.

 

SILDIR SIP: Sağlı sollu beşer veya altışar kişi oturur. Sağdan bir, iki, üç diye numara verilir. Aynı numaralar soldakilere de verilir. Hepsi de palaskalarını çıkarır. Baslarındaki ebe elinde palaskayla oturur. “O, mo, kara do, estik, mestik, ediraf çüş” dedikten sonra içlerinden birini seçer ve o kişiyi ortaya oturtur ve kafasını dizlerinin arasına alarak sırtını açığa çıkarır vurmaları için. Ebe “soldan biir” dediği zaman o numaralı sahsın yatan sahsa elindeki palaskayla vurması lazım gelir. Vurmakta gecikirse kendisi yatar bu sefer. Ebe, “Şildir şip” dediği zaman hepsinin birden vurması gerekir. Şaşıranlar gene ceza alır.

 

YATTI KALKTI: Şildir şip oyunundaki gibi sahıslar sıralanır ve bu sefer isimler elma, armut, kabak gibi farklı olur. Kurallar aynıdır.

 

PARA BULMA OYUNU: Bir kişi yere yatar ve göbeğini açarak üzerine para koyarlar. Diğer iki kişiye bu parayı gözü bağlı olarak dilleri ile bulmaları ve buldukları takdirde bir paket sigara ile ödüllendirileceği söylenir. Onlarda razı olursa oyuna katılırlar. Gözleri ve elleri arkadan bağlanıp oyuna baslamaları istenir. Gözleri bağlanır bağlanmaz yerde göbeği açık yatan kişi döner arkasını bu sefer. Para değişik yerine konur. Ve başlamaları söylenir. Parayı bulmak için kıyasıya yarışırlar. Odadakiler de kahkahadan kırılır. Para bulmak yerine yatan sahsın malum yerlerini dilleriyle yalamış olurlar.

 

APARTMAN YAPMA: Bir sahs otaya çıkar ve apartman yapacağını söyler ve" tuğla olmak isteyen var mı" diye ortaya söyler. Ben çıkmam olayı yoktur çünkü odadan atılır oyuna katılmayan. Bu zevklerden mahrum edilir. Beş altı kişi seçilir. Temel taşı olarak yere biri sırt üstü yatırılır. Onun açılı duran kollarına, ayak tarafına diğerleri yatırılarak yükseltilir. Taş örer gibi örülür ve yükseltilir. Binayı yapan şahıs bir ibrik ister sonra. İbrik gelince üzerine çIkar ve pantolonu sıyırır. Meğerse tuvalet yapmıştır apartman diye. En alttaki temel taşı pozisyonunda olanın şansı yoktur. Taharet yapılan su ağzına gözüne akmaktadır.

 

VIZ OYUNU: Bir ebe ve bir kaç oyucu tarafından oynanır. Ebe sağ elini avuç içi içeri gelecek şekilde sağ yüzünü, gözünü ve kulağını kapatır. Sol elini de sağ koltuk altına avuç içi gelecek şekilde tutar. Oyuncular ebenin arkasına geçerler. Oyunculardan biri ebenin avuç içiyle beraber omzuna kösteklice vurur. Ebe vuranı bilirse ebe o olur bilemezse oyun devam eder.

 

YÜZÜK OYUNU: Düğünlerin dışında kış gecelerinin vaz geçilmezin oyunudur. iki guruba ayrılan oyunculardan önce hangisinin baslayacaği şu şekillerde belirlenir. Havaya para atılarak yazi, resim şekli tutulur veya iki fincan altına yüzük saklanır bulan taraf oyuna baslayacaktır. İki fincan altına saklanan parayi şu şekilde bulurlar:

 

Eteğine, meteğine

Kulpuna köşesine

Evliyalar pasasına

Şunda var şunda yok

Ya şunda ya şunda

Keçi külah başında

 

Fincanlar alınır ve diğer gurubun göremeyeceği bir yerde bir fincanın altına yüzük konur. Guruptan biri getiren kisinin psikolojisine göre hareket ederek “şunda” diye söyler. Bulamayınca gurup söyle kızdırır:

 

Bir eşeğim var yaşlı dişli

Semerin önü kaşlı

şirim çekmiş maymun dişli

Helesi hülesi mundar ölesi

 
Bu oyunda yenilen gurup ya hedik pisirir ya kavurga kavurur ya da kaz keserek diğer tarafı ağırlar.
 

DAMAT TIRASI OYUNU: Ortaya bir sandalye konur seyircilerden biri damat seçilir ve sandalyeye oturtulur. Berber elinde balta boya fırçası, süpürge ve su kovası ile gelir. Elinde soba borusundan aldığı kurum falan vardır. Çaktırmadan traş edirken ağzına gözüne sürer ve seyircinin içine bırakır. Seyirci güler ama belli etmez.

 

TARLA SINIRI: İki kişinin sırtına birer şahis sımsıkı bağlanır omzundan kucaklamış vaziyette. Tarlada çalışırken sinir tartışması çıkar. Başlarlar kavgaya. “sen neyine güveniyon da bu siniri bozuyon lan!” der biri.

 

Digeri:

“Sırtıma güveniyom lan” deyip döner arkasını. Diğeri vurur bu sefer sırtındaki bağli şahsa. Bu sefer aynısı diğerine yapılır ve sırtta bağlı olanlar sopayı yemiş olur.

 

TARLA SINIRI ll: Bir şahis ayakları ve elleri arkadan başlanmış vaziyette yatırılır sinir olarak. Tarla sahipleri gelir ve “bu siniri kim değiştirmis” diyerek ayaklarıyla vurup iterler adamı. Diğer tarla sahibi gelir ve oda ayağıyla vurarak tekrar öbür tarafa iter. İş iyice kızışır. Habire tekmelenir. Sonra muhtar çağrılır bu sefer muhtar ayağıyla vurarak sinirin yerini belirler ve üzerine çıkıp pekiştirmek için bir güzel çığnar.

 

ÇOBAN OYUNU: Gençlerden biri çoban, dört arkadasta koyun oluyor. Kurt sürüye dalıyor ve birini yakalıyor farkına varan çoban yetişip elinden alıyor ve sürü sahibinin yanına geliyor kurt yaraladı diye. Sürü sahibi bakıyor ve kulağından kıvratıyor, “bu koyun benim değil benim koyunun kulağında en varıdı” diyor. Sonra elindeki salçayi omzuna sürerek “benim koyunumun omzunda kırmızı boyası vardı, diğer elindeki karayı suratlarına sürerek “benim koyunum karabastı” diyor ve koyun olan genci bir güzel boyuyor.

 

TELEFON OYUNU: Biri çıkar ortaya ve “izin verirseniz köyümüze telefon getirmek istiyom” der. “Tabii ki”derler hep bir ağizdan. “Emme bana karşıdan konusma yapacak biri lazım” der. Ve biri çıkarılır ortaya. Çıkan kışının ceketi varsa tek kolu çıkarılır. Telefoncu o kolu ağzına alır kolun diğer ucu diğer oyuncunun kulağına verilir. “Alo!.. Alo.. Sesim geliyo mu?” diye birkaç kez tekrar eder. Eğer gelmiyor” derse veya seyircilerden oyunu bilen varsa “gelmiyor de” diye israr eder. “Gelmiyor” dediği an, “bekle hat değiştiriyoru” diyerek ceketin kolundan demlikle suyu boşaltır ve su telefon dinleyen adamın kulağına varınca “şimdi geliyo mu?” der ve ortalık kahkahaya bogulur.

 

TURA OYUNU: Düğünlerin en iddiali oyunudur. Güç ve dayanıklılık ifadesidir. Eskiden kendirden örülmüş iple gurubun açik duran bacagğına vurulurdu. Son zamanlarda kendir ip bulunmayinca karamik dikeninden yapilan ahır çalgısıyla vurulmaktadır.

 
.:: YAKACIK KÖYÜ WEB SİTESİ ::.
Sitede emeği geçenler :
Ergün COŞKUNSOY - Buğra COŞKUNSOY
Bu sitenin yapımında kullandığımız bilgi ve belgelerin hazırlanmasında emeğini esirgemeden araştırmış olduğu kaynakları bize vererek yardımcı olan Habib COŞKUNSOY'a teşekkürlerimizi sunarız.